Radyasyonla ilgili 9 ürpertici gerçeği sizler için bir araya getirdik...



En Radyoaktif Bölgeler


Doğal kaynaklardan yayılan radyasyon; kozmik ışınlar, dünya ve insan bedeninin içinde bulunduğu bir dizi ögeden besleniyor. Ancak gezegenimizdeki her noktada bu radyasyon miktarı aynı değil. Örneğin Denver, Colorado’da yaşayan insanlar, deniz seviyesinde bulunan insanlara göre tam dört kat daha fazla kozmik ışınlara maruz kalıyor. Ayrıca insan bedeni yıllık 300 miliem radyasyonu absorbe edebilirken, bu bölgede yaşayan insanlar yıllık 115 milirem ekstra radyasyonla karşı karşıya kalıyor. Ancak Denver, radyasyon seviyesinin en yüksek olduğu yer değil. Hindistan’ın Kerela bölgesinde bu rakam yıllık 380 milirem, Brezilya’nın Guarapari bölgesinde ise yıllık 600 milirem.

Uçuşlarda Radyasyon Etkisi


Potansiyel uçuş kazaları ya da uçak kaçırma vakaları, insanları uçuşlardan korkutmak için yeterli birer sebep olamasa da, uçuşlar süresince maruz kalınan radyasyon seviyesi endişe verici boyutlarda. Uçuşlar belirli normlar çerçevesinde, hava basıncını ve dolaylı olarak sürtünme kuvvetini azaltma amaçlı olarak 10.000 m gibi yüksek irtifalarda gerçekleştirilir. Ancak uçaklar, bizi bu irtifadaki elektromanyetik dalgalardan korumaya yetmez. New York – Londra arası bir uçuşta maruz kalınan radyasyon seviyesi, bir gögüs röntgeninde maruz kalınanla eşdeğer miktardadır.

Sürekli seyahat etmeyen yolcular için ölümcül riskler taşımasa da, özellikle uçuş ekibi ve pilotlar yoğun risk altında bulunmaktalar. Genel popülasyonun çok üzerinde bir kanser riski taşıyan havacılık çalışanlarına “radyasyon işçileri” gibi unvanlar da yakıştırılmakta.

Çernobil’in Zombi Ormanı


1986 yılında SSCB’ye bağlı olan Kiev’in Çernobil bölgesindeki nükleer santralde yaşanan patlama sonucu büyük bir felaket yaşanmış ve başta Ukrayna, Rusya ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler başta olmak üzere tüm Avrupa ve Asya’nın büyük bir bölümünde etkileri görülmüştür. Takip eden yıllarda etki altında bulunan bölgelerde birçok kanser vakasıyla karşılaşılmıştır. Buna rağmen oldukça ilginç bir şekilde, bu faciadan zarar görmek yerine ondan beslenen bir orman kısa zamanda kendini göstermeye başlamıştır. Maruz kaldığı ve absorbe ettiği oldukça yüksek dozdaki radyasyonun etkisiyle kızıl tonda ağaçlara sahip olan orman, bölgedeki ormanların aksine yaşayan bir ölü gibi halen varlığını sürdürüyor. Aradan geçen 27 yıl içinde kaza bölgesinin etrafını büyük oranda saran kızıl orman, kazanın izlerini de bir bir yok ediyor.