Dokunmatik ekranlar, nabız ölçen sensörler, parmak izi okuma teknolojileri derken eski telefonları tamamen unuttuğumuzu hiç düşündünüz mü? Bundan 10 yıl önce piyasada bulabileceğiniz bazı havalı telefon türleri vardı. Ancak artık hepsini unuttuk.


Unutmaya başladığımız telefon türleri!

2007 yılında başlayan akıllı telefon devrimi ile birlikte artık telefon kullanma alışkanlıklarımız kökten değişti. Yavaş yavaş 10. yılına yaklaştığımız akıllı telefonlar sebebiyle bazı telefon türlerini unuttuk. Akıllı telefonlar çıkmadan önce piyasada yer alan en popüler telefon türleri galerimizde.



En yaygın modellerden bir tanesi kapaklı telefonlardı. Bu telefonlar tek elle kullanabilme özelliği ile ön plana çıkıyordu. Yani küçük olmaları firmalar için bir başarı şeklinde görülüyordu. Kapak açıldığında gelen aramanın cevaplanması, kapak kapatıldığında ise aramanın kapatılması güzel bir detaydı.

QWERTY klavyeli telefonlar



En yaygın ikinci tür QWERTY yani tam boy klavyeye sahip modellerdi. BlackBerry ve Nokia E serisinde bu yapıyı bolca gördük. Çok mesaj yazanlar için bu önemli bir özellikti. Son dönemlerde BlackBerry, Priv modeliyle QWERTY klavyeleri tekrar gündeme getirdi.

Kızaklı telefonlar




Türkiye’de en çok sayan telefonlardan biri bu olabilir. Aşağıdaki görsel Samsung E250’ye ait. Kızaklı telefonlarda Nokia ve Samsung başı çekiyordu. Üst gövdeyi iterek ulaşabildiğiniz klavye olduka pratik bir kullanım şekliydi. En az kapaklı telefonlar kadar popüler oldu.

Yandan açılan telefonlar



Nokia ve HTC markaları bu konsepti uygulayan popüler markalardan oldu. Kızaklı telefonlar gibi ancak yandan açılan klavye, ekranı yatay şekilde kullanmayı sağlıyordu. Bu modellerin gelişmeye başladığı sırada ilk iPhone modelinin çıkması, dengeleri büyük ölçüde değiştirdi.

Çift kızaklı telefonlar



Çift yöne kızaklı telefonların örneğini pek görmedik. En bilinen modeli Nokia N95 oldu. Telefon müzik dinleme özelliğiyle ön plana çıkıyordu. Ekranı aşağı doğru ittiğinizde üst tarafta oynatma, durdurma, ileri ve geri gibi tuşlar çıkıyordu. O dönem için etkileyici bir konsept olduğunu kabul etmek lazım. Şimdilerde pek tutacağını sanmıyoruz.