Prof. Dr. Cem Aygün, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında gece yatak ıslatma çocuğun ya da ailenin hatası olmadığını, gece yatak ıslatma sorununda çocuklara ceza verilmemesi konusunda uyardı.




Tedavilerin 3 basamağa ayrıldığını ifade eden Prof. Dr. Güven, ''Birinci basamak destek tedavisi; mutlaka uygulanması lazım. Çocuğun gündüzleri iyi sıvı alması ve gece yatmadan önce sıvı kısıtlamasına gidilmesi, idrarını düzenli araklıklarla boşalması, gece yatmadan önce idrarının boşaltılması önemli. Beslenmede kahve, çay, gazlı içecekler gibi idrar sıklığını arttıran içeceklerde uzak durulması gerekiyor. Geceleri uykudan 2 saat sonra ya da çocuğun idrar yaptığı saat dilimlerinden önce kaldırarak buna alıştırmak gerekiyor. Destek tedavisinden sonra alarm tedavisi geliyor. Bu tedavinin başarı oran yüzde 50 fakat uygulaması son derece zor bir yöntemdir. Alarm tedavisinde amaç, çocuğu o saatte uyandırmaya şartlandırmak. Diğer tedavisi ise ilaç tedavisidir. İlaç tedavilerinin başarı oranları yüzde 80'lere varıyor. Son derece başarılı. Gece yatak ıslatma çocuğun ya da ailenin hatası değildir. Çocuklara ceza vermeyin'' açıklamasında bulundu.

''Maalesef toplumda tedavisi olan bir hastalık olarak bilinmiyor''
Proje destek oldukları için mutlu olduklarını dile getiren Ebru Gönenbaba, ''Gece yatak ıslatma, ailelerin ve çocukların konuşmaktan çekildiği anacak son derece muzdarip olduğu bir durum. Bu çocuklar başka arkadaşlarında kalamıyorlar, sosyal hayatları etkileniyor ve utanıyorlar. Çünkü gece uykusuz kaldıkları için ertesi gün okulda istedikleri performansı gösteremiyorlar. Bu maalesef toplumda tedavisi olan bir sorun olarak bilinmiyor. Çocuklar hekime görülmek yerine cezayla karşılaşıyorlar. Aileler bunu çocuğun tembelliği olarak ve özellikle gece kalmadığını düşünüyorlar. Bu nedenle ceza veriyorlar. Halbuki bu sorunun çözümü cezada değil. Çünkü sorunu daha da derinleştirmede, çocuk daha çok içine kapanmakta, psikolojik sorunlar yaşamakta ve aile ile çocuğun iletişimi bozulmaktadır. Bu nedenle bu projeye katılıp destek olmaktan ve farkındalık oluşturmaktan dolayı mutluyuz'' diye konuştu.

''Yeter ki anne ve babalar duyarlı olsunlar''
Proje destek veren Doğa Rutkay Kamal ise şöyle konuştu: ''Çocuklarda gece yatak ıslatma hastalığı; sanki çok basitmiş, olabilirmiş gibi ya da psikolojik sorunmuş gibi görünen bu sorunun, aslında bu projeyle beraber genetik olabileceğini, bunun bir sağlıksal sorun olabileceğini, mesane kaynaklı bir sorun olabileceğini öğrendik ve bunu yaymaya çalıştık. Bu psikolojik sorunun dışında tedavi edilebilecek bir hastalık. Çocukların bu sorununu görerek tedavi görmelerini sağmak gerekiyor. İlaçla bir tedavisi olduğunu öğrendik ve bence bu harika bir şey. Tıbbın gelişmesiyle belki de ilerde bu sorunun toptan ortadan kalkacağını bile gösteriyor olabilir. Yeter ki anne ve babalar duyarlı olsunlar''.
Projenin Ferring Türkiye ilaç firmasının destekleriyle gerçekleştirildiği belirtildi.