2030 yılı için uluslararası hedefin inmeyi yüzde 10 azaltmak ve inme hastalarının yüzde 90'ının inme ünitelerinde izlenmesini sağlamak olduğunu belirten Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, 'Türkiye’de yılda 40 bin kişinin inme nedeniyle hayatını kaybettiğini düşünürsek, 2030 yılında en az 4 bin kişinin hayatının kurtulması anlamına gelmektedir' dedi.


2030 yılı için uluslararası hedefin inmeyi yüzde 10 azaltmak ve inme hastalarının yüzde 90'ının inme ünitelerinde izlenmesini sağlamak olduğunu belirten Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, "Türkiye’de yılda 40 bin kişinin inme nedeniyle hayatını kaybettiğini düşünürsek, 2030 yılında en az 4 bin kişinin hayatının kurtulması anlamına gelmektedir" dedi.

Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, serebrovasküler hastalıkların en ciddi tablosunu oluşturan inmenin dünyada ve Türkiye'de birinci öncelikli sağlık problemi olmaya devam ettiğini anlattı.

İnmeye neden olan risk faktörlerinin artışının sürdüğüne ve globalleştiğine dikkati çeken Öztürk, yaşlı nüfusun giderek artmasıyla inme sıklığının da arttığını vurguladı.

Öztürk, inme ile mücadele eden bütün nöroloji derneklerinin hastalığın tanınması, önlenmesi, inme merkezlerinde etkin akut tedavi ve inme sonrası rehabilitasyonun geliştirilmesi için hedefler oluşturduklarına işaret ederek, "Bu hedefler Avrupa Konseyi ve ülke sağlık bakanlıklarıyla paylaşılmaktadır. 2030 yılı için uluslararası hedef, inmeyi yüzde 10 azaltmak ve inme hastalarının yüzde 90'ının inme ünitelerinde izlenmesini sağlamaktır. Türkiye’de yılda 40 bin kişinin inme nedeniyle hayatını kaybettiğini düşünürsek, 2030 yılında en az 4 bin kişinin hayatının kurtulması anlamına gelmektedir" diye konuştu.

"Risk faktörleri engellenirse inmeyi yüzde 90 engelleyebiliriz"

İnmenin risk faktörleri sıralamasında hiper tansiyonun birinci olduğunu vurgulayan Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hipertansiyon, inmelerin yüzde 40'ından sorumlu. Ülkemizde de aynı şekilde. Bunu kötü beslenme alışkanlıkları, yüksek yağlı diyet ya da sodyum oranı yüksek diyet takip ediyor. Yani tuz tüketimini kısıtlamanın bile inme sıklığını azaltacağını öngörebiliriz. Obezite, sigara kullanımı, kalp hastalıkları özellikle ritim bozuklukları, inme risk faktörlerinin başında geliyor. Obezite, bütün dünyada ne yazık ki artan bir risk. Buna bağlı olarak diyabet oranı arttı. Uyku apneleri, sigara, alkol kullanımı bir risk faktörü. Hava kirliliği yine yeni eklenen bir risk faktörü. Yeterince fiziksel egzersiz yapmama da inmeyi tetikliyor. Günde yarım saat orta ritimde yürümek, inmeyi büyük ölçüde önleyebiliyor. Bütün inme risk faktörleri engellenirse, inmeyi yüzde 90 oranında engelleyebiliriz."