Güneş gözlükleri günümüzde güneş ışınlarının etkisinden korunmak için ya da şıklığı tamamlayacak aksesuar olarak kullanılıyor. Ancak güneş gözlüklerinin asıl görevi, gözleri güneşin yaydığı ultraviyole ya da diğer ismiyle morötesi ışınların göze verebileceği hasarlardan ve neden olabileceği ciddi göz hastalıklarından korumaktır.


Güneş gözlükleri günümüzde güneş ışınlarının etkisinden korunmak için ya da şıklığı tamamlayacak aksesuar olarak kullanılıyor. Ancak güneş gözlüklerinin asıl görevi, gözleri güneşin yaydığı ultraviyole ya da diğer ismiyle morötesi ışınların göze verebileceği hasarlardan ve neden olabileceği ciddi göz hastalıklarından korumaktır.

Göz sağlığı için güneş gözlüğünün kullanımının önemine dikkat çeken Koç Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Orkun Müftüoğlu, “Güneş ışınlarının içerisinde ultraviyole (UV) haricinde 8 farklı ışın bulunuyor. Bazı ışınlar insan sağlığına olumsuz etki etmektedir. Bu ışınların arasında ilk sırayı ise ultraviyole ışınları alıyor. Uzun süre maruz kalınan ultraviyole ışınları gözde bazı hastalıkları tetikleyebilir. Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalınması durumunda, göz yüzeyinde yer alan kornea tabakasında, kuruluk, kaşıntı, batma, yanma, ağrı ya da kanlanma gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı mümkün olduğunca tavsiye edilmektedir” dedi.

Güneş gözlüğü kullanmanın faydalarından bir diğeri ise ultraviyole ışınlarını absorbe etmesi olduğunu belirten Müftüoğlu; “Güneş gözlüğünün ultraviyole ışınlarını filtrelemesi için kaliteli bir malzemeden yapılmış olması gerekir. Örneğin organik materyalleri olan plastik çam ağacının reçinesinden üretilmesi durumunda güneş gözlüğü zararlı ışınların göze girmesini engeller. Plastik cama sahip olan güneş gözlükleri hem ultraviyole ışınlarını göze girmesini hem de zararlı ışınları kırarak, göze zarar vermesini önler. Güneş gözlüğü seçerken estetik görüntüsünden ziyade donanımlı olması, daha çok fonksiyona sahip olması önem taşıyor. Güneş gözlüğünün çerçevesinin yeterli genişlikte olması ve aynı zamanda göze mümkün olduğunca yakın durmasına dikkat edilmeli. Katarakt ameliyatı olacaklar için göz içine yerleştirilecek yapay merceklerin UV filtreli olanları tavsiye edilmeli.”

Geçici körlükten, kalıcı körlüğe kadar ciddi problemlere neden olan güneş ışınlarına karşı gözleri korumak gerektiğinin altını çizen Müftüoğlu, 2-3 yaşından itibaren çocuklarda da güneş gözlüğü kullanabileceğini ve çocuklar için ultraviyole ve polaroid kaplamalı gözlüklerin tercih edilmesi gerektiğini anlattı.

UVA ışınlarının derinin yanmasına ve yaşlanmasına neden olabileceğini belirten Koç Üniversitesi Hastanesi doktorlarından Prof. Dr. Orkun Müftüoğlu “Yeryüzüne düşen UVA ışınlarının oranı yüzde 97 iken UVB ışınları yüzde 3′ tür. Bu rakamlar dikkate alındığında, göz ve beden sağlığı için, güneş ışınlarının zararlarından korunmanın önemi de ortaya çıkıyor. Güneş gözlüğü kullanımı da, göz sağlığı için, bu noktada önem kazanıyor. Güneş gözlükleri, kaliteli ve sağlıklı olduğu sürece, gözlerin bu zararlı ışınlardan olumsuz etkilenmesini azaltır. Bu nedenle göz sağlığı için, özellikle yüzü süsleyen bir aksesuardan öte, bir ihtiyaçtır ve göz sağlığı için oldukça faydalı ve gerekli olduğu düşünülmektedir. UV-A ışınları daha çok gözün arkasındaki maküla (sarı nokta), retinayı etkiler ve hasar meydana getirir. Sarı nokta dejenerasyonu oluşur ve görme azalır. UV-B ışınları ise daha tehlikelidir. Gözün ön kısmındaki kornea, lens ve konjonktivayı etkiler. Korneada bulanıklık, lenste katarakt ve gözde et büyümesi meydana getirip görmeyi bozduğu düşünülmektedir.”

Prof. Dr. Orkun Müftüoğlu güneş gözlüklerinin UVA ve UVB koruma derecesine göre 3 gruba ayrıldığını belirtiyor;