Uyku sadece fiziksel yorgunluğu ortadan kaldırmak ile kalmıyor. Yapılan araştırmalar uykunun aynı zamanda beyinde biriken ölü hücrelerin temizlenmesini de sağladığını ortaya koyuyor.


İşin ilginç tarafı, bu durum kronik uykusuzluk durumlarında da gerçekleşiyor. Kötü haber ise bu temizliğin turbo gücünde yapılması ve bunun nöronlarınıza ve sinaptik bağlantılarınıza zarar vermesi. Bununla beraber kronik uykusuzluk sürecinin düzelmesi bile bu turbo temizliğin etkilerini geriye çeviremiyor. Yesilist'den Görkem Gömeç'in derdlediği habere göre, İtalya’da bulunan Marche Politeknik Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen araştırma, memelilerin uyku alışkanlıklarını incelemiş. Yapılan araştırmalar, vücudunuzdaki tüm hücreler gibi nöronların da sinir sisteminin tutkalı olarak adlandırılan iki tür gliyal hücre tarafından sürekli yenilendiğini gösteriyor.

1. tür olan mikrogliyal hücreler gün içerisinde beyinde biriken ölü hücreleri fagositoz (phagocytosis) adı verilen bir işlem ile temizliyor. Bu sürecin ismi Yunanca’da yok etmek kelimesinin kökünden geliyor. 2. tür olan astrosit ise gereksiz sinaptik bağlantıları düzenleyip, beynin tazelenmesini ve yeniden şekillenmesini sağlıyor.

Bu sürecin uyurken gerçekleştiği biliminsanları tarafından uzun süredir bilinse de, bu araştırma bize kronik uykusuzluk sürecinde de bu durumun devam ettiğini gösteriyor. Ama bu beyni tazelemek yerine kelimenin tam anlamı ile “yok ediyor”.

Çünkü kronik uykusuzluk sürecinde sadece “çöpler” değil, sağlıklı hücreler de yok ediliyor, sinaptik bağlantılar tam anlamı ile düzenlenemiyor, hatta astrositler bu bağlantıları mikrogliyal hücreler gibi yok etmeye başlıyor.

Yapılan araştırmalar en sağlıklı süreci 6-8 saat arası uyuyan memelilerde görmüş, günde ekstra 8 saat daha uyumayan veya bu testte 5 günlük süreç olarak belirtilmiş kronik uykusuzluk çeken memelilerde ise astrositler turbo güçte çalışmaya başlamış.

Bu araştırma aynı zamanda demans ve Alzheimer hastaları için de büyük bir önem taşıyor. Alzheimer üstüne yapılan bir çok araştırma aşırı mikrogliyal aktivitesinin bu hastalığa sebebiyet verdiğini öne sürüyor. Araştırmalar 1999 yılında beri %50 artan Alzheimer’a bağlı ölüm vakalarının, yeteri kadar uyuyamadığını belirten birey sayısı ile aynı oranda arttığını gösteriyor.