Kuşadası'nda eşini yitiren 53 yaşındaki Coşkun Altınkaynak, mezarını çiçeklerle donattı. Her gün eşinin mezarına gelerek yazdığı şiirleri okuyan Altınkaynak, bitmeyen aşkın adını 'Ölümsüz sevgi' koydu.


Kuşadası'nda geçen yıl mesane kanserinden kaybettiği eşi Hülya Altınkaynak'ı çok seven Coşkun Altınkaynak, eşinin mezarını çiçek bahçesine çevirdi. Mezar çevresinde kendine bir dünya yaratan Altınkaynak, 'Hayatım onunla güzeldi. Onsuz yaşamak çok zor' dediği eşi için şiirler yazdı. Yaz, kış, yağmur, çamur demeden her gün eşine gidip, ona yazdığı şiirler okudu. Bazen Adalızade Mezarlığı'ndaki kabrinin başında sabahladı.

Coşkun Altınkaynak, 'Mavişim' dediği eşine nasıl bir tutku ile bağlı olduğunu, başkaları da okusun diye şiirlerini mezarın yanına yaptığı bölmeye koydu. Bir başkasıyla evliliği, kendisine 1'i kız 2 çocuk veren eşine ihanet sayan Altınkaynak, sevdiğinin fotoğrafını bastırdığı tişörtü hiç üzerinden çıkarmadı.

Kuşadası turistik çarşısında hediyelik, kartpostal tezgahı olan Coşkun Altınkaynak, 15 yaşında evlendiklerinde Hülya'nın 14 yaşında olduğunu anlatırken şöyle konuştu:

'Neredeyse 40 senelik evliyim. 1 oğlum, 1 kızım, 5 de torunum var. Güzel bir hayatımız vardı. Hülya eşi bulunmayacak bir insandı. Ailesine ve eşine bağlı bir insandı. Herkes onu çok severdi. Onu kaybedeli 13 ay oldu. Bugüne kadar mezarını başına gelmediğim hiçbir gün yoktur. Bazen mezarın başına kıvrılıp sabahladım.

Eşimi çok seviyorum ve bundan sonraki yaşamım da evlenmeyi düşünmüyorum. Bu sevdanın adını 'ölümsüz sevgi' koydum. Ebediyen de böyle gidecek. Hayatımda ondan başkasını düşünemem zaten. Hayatım onunla güzeldi. O öldükten sonra hayatım değişti. Onsuz yaşamak zor, onsuzluk çok kötü' diye konuştu.

Tüm insanlara eşlerini çok sevmelerini öğütleyip, onları kaybettikten sonra değerini anlamanın işe yaramadığını belirten Altınkaynak, 'Hiç kalbini kırmadım, o da benimkini kırmadı. Tam 40 yıl yaşadığımız hiçbir şeyden şikayeti olmadı. Bunun nedeni karşılıklı sevgimizdi. Bütün insanlara eşlerini çok sevmelerini, ona saygı duymalarını öneriyorum. Ağızlarından çıkacak her kelimenin dürüst, tatlı ve sevecen olmasına dikkat etmelerini istiyorum' dedi.