Hava durumu, değişebilen zihinlerimize dair oldukça fazla metafor sunar. Anlık modunuz, güneşli ya da kapalı, geleceğiniz bulutlu ve ilişkileriniz ise fırtınalı olabilir. Tıpkı hava durumu gibi, duygularımız da bazen doğanın kararsız ve kontrol edilemez değişimleri gibidir.


Hava durumu, duygusal atmosferimizi tanımlamada etkili bir anlatım biçimi sağlar. Peki hava durumu duygusal atmosferimizi de etkiler mi? Örneğin gri bir gökyüzü gri bir duygudurum halini de beraberinde getirir mi? Ya da termometredeki alkol seviyesi yükseldikçe, kanımız da kaynar mı? Bilimfili.com'dan Gürkan Akçay'ın haberi bu soruları cevaplıyor.

Hava durumu koşulları içerisinde anlık modumuzla en çok ilişkilendirileni güneşli bir havadır. Her ne kadar bu bağlantı pek çok insanın düşündüğünden çok daha zayıf olsa da, güneş ışığının duygusal anlamda olumlu bir yapıyı güçlendirdiği, olumsuz duyguları ve yorgunluğu azalttığı tekrar tekrar ulaşılmış sonuçlardandır. Duygusal atmosferimizi etkileyen her şey, davranışlarımızı da etkileyebilir. Örneğin, mutlu insanlar birbirlerine daha yakın ve yardımsever davranırlar. Elbette ki kültürel etkenleri de olmakla birlikte, yapılan bir araştırma da güneşli günlerde yenilen yemek sonrası insanların bahşiş vermeye daha yatkın olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Güneş, kalpleri de ısıtabilir 2013 yılında Fransız psikolog Nicolas Gueguen tarafından ilginç bir araştırma yapılmış ve bazılarımız için romantik ilişkilere dair “taktik” niteliğinde sonuçlara ulaşmıştır. Yapılan araştırmada, çekici ve düzgün giyimli bir erkek, eşi olmayan kadınlara yaklaşarak gayet nezaketli bir dil ile telefon numaralarını istedi. Yürütülen deneyde, söz konusu bu erkek, kadınlara; “Sadece hoş bir kadın olduğunuzu söylemek istiyorum.” cümlesiyle yaklaşıyor ve ardından “Eğer sizi arayabilirsem, belki bir gün bir kahve içebiliriz.” diyerek kadınlardan telefon numaralarını istiyor. “Antoine” isimli adamın bu tekliflerinin güneşli günlerde %22 oranında başarılı bir geri dönüş aldığı, bulutlu ve kapalı havalarda ise yalnızca %14’lük bir başarı ile geri dönüş alabildiği görüldü.

Gueguen’nin güneşten yardım alan bu flört teklifi çalışmaları, 2011 yılında yürüttüğü bir buket çiçek ile yapılan ve 2012 yılındaki pastalı flört teklifi araştırmalarının devamı niteliğindeydi. Ancak kültürel ve ulusal etkenlerin çalışma bulgu ve sonuçlarını da etkileyeceğini söylemeliyiz. Hava durumunun duygu durum halini etkilediği bir başka çalışma ise Avustralyalılar’ın alışveriş tutumları üzerine yapıldı. Psikolog Joseph Forgas tarafından Sydney’de yürütülen çalışmada, güneşli havaların insanların mental keskinliklerini etkilediği bulgusuna ulaşıldı. Bir butikten alışveriş yapmış olarak çıkan insanlara, mağazanın çıkış bölgesine yerleştirilen ve oyuncak traktör ve kumbara gibi alışılmadık 10 nesneden kaçını hatırladıkları soruldu. Deneklerin, güneşli havalarda, bulutlu havalara kıyasla nesneleri yaklaşık 7 kat daha fazla hatırladıkları görüldü.