Psikiyatristler, ruh sağlığımızın, diş sağlığımızdan bir farkı olmadığını söylüyor. Nasıl ki periyodik aralıklarla dişçiye gidip ağzımızda biriken bakterileri temizletiyorsak; ruh sağlığımız için de aynı şeyi yapmalıyız.


Periyodik olarak kendimizle, düşüncelerimizle, hislerimizle ilgilenmemiz ve işe yaramayanları temizlememiz gerekiyor. Tabii bunun için ilk yapmamız gereken; hislerimizin ve düşüncelerimizin bilincinde olmak! Bunu yapabildiğimizde içimizde saklı olan tüm gereksiz parçaları, bizi geriye götüren ve sağlıksız duygulara sürükleyen kısımları fark edebiliriz. Peki nasıl yapacağız? Günlük rutinde, iyi bir ruh sağlığı için yapmamız gereken 5 küçük pratik var...


1- BİR ŞEYE ASLA 'İYİ' VEYA 'KÖTÜ' DEMEYİN
Bir şeyi deneyimlemeden önce iyi ya da kötü olduğunu çok nadir bilebiliriz. Bu kelimeler çoğu zaman anlamsızdır. Bunun yerine daha spesifik kelimeleri kullanmanın düşünce sisteminizde ne tür farklılıklar yaratabileceğini tahmin bile edemezsiniz. Örneğin x bir şeyi 'iyi' yerine, 'işe yarıyor'; 'kötü' yerine 'işe yaramıyor' diye etiketleyebilirsiniz. Buradaki asıl mesele konunun iyi ya da kötü olması değil; bu şekilde düşünerek ruh sağlığınıza yapacağınız olumlu katkı.


2- DEĞİŞİMİN KAÇINILMAZ OLDUĞUNU UNUTMAYIN
Hiçbir şeyin değişmeyeceğine dair olan inanç, insanoğlunun muhtemelen en büyük hayali... Bilim, hayatta 'devamlılık' diye bir şeyin olmadığını, bu sözün tamamen anlamsız olduğunu söylese de bizler sanki her şey, her zaman aynı kalacak gibi hissediyoruz. Öyle olsa bile, hiçbir şey değişmemiş ya da değişmeyecek gibi davranmaya bayılıyoruz! Sonunda gerçeklerle yüzleştiğimizde ise çok mutsuz oluyoruz... Halbuki hayat dinamiktir. Her şey büyür, derinleşir ve gelişir. Her şeyin bir gün değişeceği gerçeği ise, kabullenmesi belki zor ama çok da basit bir gerçektir. Günlük rutininiz sırasında hangi konuda değişimi kabul edemediğinizi, nerede direnç gösterdiğinizi ya da hangi değişikliğin yasını tuttuğunuzu bulun. Kendinize 'Neden bu değişime ayak uyduramıyorum?' diye sorun ve mutlaka bir cevap bulun. Değişimle baş etmeye çalışmaktansa kabullenmek daha az duygusal ve ruhsal efor gerektirir.