Son yılların hızla yayılan hastalıklarının başında geliyor kanser. Onlarca farklı türü olan kanserin, hem genel yapısı hem de türleriyle ilgili de binlerce bilgi dolaşıyor.



“Kanserin çaresi bulundu ancak saklanıyor”,
“Kanser tedavisinde alternatif tıp yeterli”,
“Kansersem mutlaka radyoterapi görmeliyim”,
“Ameliyat olursam kanserli hücreler yayılır”…

Bunlar gibi kanserle ilgili bilimsel bir dayanağı olmayan birçok bilgi yayılıyor. Hastalar ve kanserle ilgili bilgi almak isteyenlerin de bu kulaktan dolma bilgiler karşısında kafası karışıyor. Peki kanser konusunda yayılan hurafeler neler?

04 Şubat Dünya Kanser Günü’nde Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Burak Civelek, kanserle ilgili doğru bilinen yanlışları anlattı...


“Kanser bulaşıcıdır” YANLIŞ: Kanserle ilgili şüphe uyandıran konuların başında bulaşıcı olup olmadığı geliyor. Kanser viral veya bazı bakteriyel enfeksiyonlarda olduğu gibi bireyden bireye yakın temas, dokunma, kan yoluyla veya cinsel yolla bulaşan bir hastalık değil.


“Kanserin çaresi bulundu ancak saklanıyor” YANLIŞ: Kanser birçok mekanizmalarla ortaya çıkan kompleks bir konu. Her organa ve evreye göre tedavisi çeşitlilik gösteriyor. Kanserin kesin tedavisi ve çözümü konusunda çalışmalar hala yürütülüyor olsa da günümüzde meme, akciğer, bağırsak, yumurtalık, gırtlak gibi birçok kanser çeşidinin tedavisinde büyük gelişmeler vardır. Genel olarak kanserin oluşmasının nasıl engellenebileceğinin kesin yanıtı hala tam olarak bilinmiyor.


“Şeker tüketimi kanserin ilerlemesine neden olur” YANLIŞ: Kanserin seyri tüketilen şeker miktarının azlığı ya da çokluğuna göre değişmez. Sadece diyabet hastalarında kanser gelişme riskini bir miktar artırdığı tahmin ediliyor. Ancak uzmanlar bu etkilenmenin nedeninin şeker tüketimiyle değil aşırı kilo ile ilişkili olduğunu düşünüyor. Çünkü aşırı kilo ve sedanter yaşam kanser riskini artırıyor.



“Sigara sadece akciğer kanseri riskini artırır” YANLIŞ: Sigara akciğer kanseriyle doğrudan ilişkili olsa da aynı zamanda gırtlak, ağız, dil, dudak, mesane, pankreas ve meme gibi organlarda görülen kanser risklerini de artırıyor.